İşiten Kulağımız, Dinleyen Beynimiz

İşitme; konuşma ve dil gelişimi başta olmak üzere bütün gelişim sistemi üzerinde belirleyici rol oynayan bir duyumuzdur. Peki işiten kulağımız mıdır, beynimiz midir?

İşiten Kulağımız, Dinleyen Beynimiz

Duymak ve dinlemek birbirinden farklı iki kavramdır. Duymak kulağın işlevi iken dinlemek beynin işlevidir. Örneğin; dışarıda bir yağmur sesi duyduğumuzda bu sesi duyan kulağımızdır, ancak yağmur sesi olduğunu bize söyleyen ise beynimizdir. Yani duyduğumuzu algılamamız ve anlamlandırmamız gerekir. Dolayısıyla kulakların iyi duyması tek başına dinleme için yeterli olmayabilir. İyi bir dinleyici olmak için beynin kulak vasıtası ile duyduğu sesleri algılaması, ayırt etmesi ve işlemesi gerekir. Ayrıca iyi bir dinleyici olmak için dikkat ve konsantrasyonun uzun süreli olması ve hafızanın da güçlü olması gibi farklı işlevlere ihtiyaç vardır.İşitsel İşlemleme süreci bozulduğunda duyulan sesler algılamayı olumsuz etkiler. İşitsel İşlemleme Bozukluğu yaşayan çocuklar; gelişim düzeyleri, zeka seviyeleri normal olduğu halde özellikle arka planda gürültü olduğunda, konuşulanı anlamada, komutları takip etmede ve birbirine benzer sesleri ayırmada güçlük yaşarlar. Örneğin; ebeveynler ya da öğretmenler bu durumu

'' Aslında çok zeki bir çocuk ama dikkatini bir türlü toplayamıyor, duymuyor gibi davranıyor, bir şeyi defalarca tekrarlamak zorunda kalıyorum '' gibi tanımlamaktadırlar.İşitsel İşlemleme Bozukluğu yaşayan çocuklar/yetişkinler genellikle benzer sesler arasındaki farklılığı ayırt etmede, sözel yönergeleri takip etmede ve anlamada sorun yaşarlar. Örneğin; ''Bana uçak ile helikopterin ortak özelliklerinden bahseder misin?'' yönergesi İşitsel İşlemleme Bozukluğu olan bir bireyde ''Baba uçak ile helikopterin ortak özelliklerinden bahseder misin?'' ya da ''Bana bıçak ile helikopterin ortak özelliklerinden bahsedermisin?'' olarak algılanabilir. Birey konuşma seslerini ayırt edemediğinden dolayı işitsel dikkatini konuşmaya veremez, özellikle uzun cümleleri takip etmede güçlük yaşar, dolayısıyla konuşmaya ilgisiz kalır.


İşitsel İşlemleme Bozukluğu; Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Disleksi, Öğrenme Güçlükleri gibi durumlarla karışabilir veya birlikte görülebilir. Dolayısıyla İşitsel İşlemleme Bozukluğunun doğru bir şekilde tanılanması ve buna yönelik eğitim sisteminin bellirlenmesi çocukların hem soysal hem de bilişsel süreçlerinin gelişimi açısından oldukça önemlidir.


Merkezlerimizden randevu alarak İşitsel İşlemle Bozukluğu yaşayan bireylere yönelik uyguladığımız SAS-Smart Dinleti Programımız ve bireysel çalışmalarımız hakkında daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Tüm bu bilgiler ışığında faydalanabileceğiniz "Duy, İşit, Dinle, Kavra" kitabını aşağıda sizlerle paylaşıyorum.Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.

SAS Centre

Kaynaklar:
Sercan, Y. K (2011). Duy işit dinle kavra. İşitsel kavramayı geliştirme el kitabı. Pencere-sey Yayınları
Kitabın adı: Duy İşit Dinle Kavra
Yazar: Yeşim Kesgül Sercan
Yayınevi: Pencere-sey.

Bu makale 8922 kez okundu.


Benzer Yazılar

Müzik ve Beyin

Son yıllarda gelişen yeni görüntüleme teknolojileri sayesinde müziğin beyinde yarattığı etkiyi görebilmek ve belli nörolojik sorunların iyileştirilmesi amacıyla da kullanmak mümkün olmuştur.

Konuşmayı Öğrenmek

Her çocuk farklı yaşlarda konuşmayı öğrenir. Kimi çocuklar için bu süre 6 ay gibi erken bir dönem olabileceği gibi, bazılarının ise daha çok zamana ihtiyacı vardır.

Bırakın Duvarları Çizsinler

Duvarları çizmek ve boyamak çocuğunuzun gelişim süreçlerine büyük fayda sağlar! Eğer duvarlarınızın temiz kalmasını isterseniz küçük Picasso’nuza farklı seçenekler sunmak sizin elinize. Dikey olan beyaz tahtaya, kara tahtaya veya duvara astığınız büyük bir kağıda kendilerine özgü sanat eserleri yaratmaları el yazısından dil gelişimine kadar bir çok gelişim alanında destek sağlar.

Yönergeye Kulak Ver

Birinin arkamızdan adımızı seslendiğini duyduğumuzda düşünmeksizin arkamızı dönüyoruz. Peki, tüm bu seslerin nereden geldiğini nasıl biliyoruz?